6 Haziran 2009 Cumartesi

Bauhaus

Herkesin yapı market olarak bildiği Alman Bauhaus perakende zincirinin isim babası veya esin kaynağı aslında çok farklı sanatsal bir temelde karşımıza çıkar. 20. yüzyıl Modern Sanatını mimari, endüstriyel tasarım alanlarında en çok etkileyen okul, ekol, öğreti olan Bauhaus hakkında bugün evde otururken biraz kaynak karıştırdım ve çok uzatmayacak şekilde ana hatları ile bir yazı hazırlamaya karar verdim. Yazacaklarımın ötesinde aslında Bauhaus kavramının gerisinde çok büyük bir felsefe, bir öğreti var. Örnekleri ile birlikte bu yazı ile dilerim birkaç ana noktasını yakalayabilirim.

Bauhaus en ana söylemi ile, 20 yüzyıl mimarlığı üstünde en büyük etkisi olan dört mimardan biri olan Adolf Walter Gropius'un kurduğu mimarlık, tasarım ve uygulamalı sanatlar okuludur. Belçikalı sanatçı H. van de Velde Almanya'nın Weimar kentinde 1906'da kurduğu Uygulamalı Sanatlar Okulu'nun yöneticiliğinden ayrılacağı zaman, yerine yapıtlarından tanıdığı Gropius'u önermiş ve önerisi kabul görmüştür. Weimar'a gelen Gropius kentteki Güzel Sanatlar Okulu ile Uygulamalı Sanatlar Okulunu birleştirerek 1919'da Bauhaus'u kurmuştur.

Bu okul özünde Gropius'un, kuramsal bilgilere sahip sanatçıların aynı zamanda uygulamalı el sanatları alanında da eğitilmeleri gerektiğine ilişkin düşüncelerini yansıtmaktadır. Bauhaus baştan beri Gropius'un, çağına göre çok ileri olan düşüncelerini uyguladığı bir yer olmuştur. Bunlardan biri sanatçılarla el sanatçılarının birlikte çalışacakları bir ortam oluşturmaktır. Bir başkası ise sanatçıların yaratıcı eylemlerinde makinalardan faydalanmarını, böylece de yapıtlarının endüstriyel üretimini sağlamaktır. Bu ise Bauhaus'u, endüstrinin varlığını ve olanaklarını yadsımayan ilk tasarım okulu yapmaktadır.

Eğitimin içeriği;

Bauhaus'da hem uygulamalı, hem de kuramsalolan iki aşamalı bir eğitim yapılmaktadır. Öğrencilerin, biri güzel sanatlardan, biri de el işçiliğinden gelen ve aralarında sıkı bir işbirliği olan iki öğretmen tarafından eğitilmeleri öngörülmüştür. Eğitimin birinci aşamasını, kullanılacak malzemelerleel araçlarınıtanıtaca, daha sonra da buna makinalarla yapılan çalışmalarıkatacak bir ön kurs oluşturmaktadır.

Kuramsal çalışmaların ağır bastığı ikinci aşamayı ise,aralarında biçimlendirme ilkeleri, doğadançalışma, geometri ve teknik resim, yapı bilgisi, kompozisyon, biçim, renk ve mekan bilgileri gibi derslerin bulunduğu ileri kurs oluşturmaktadır.

Bauhaus'un Öğretmenleri;

Gropius, Bauhaus'a her biri daha sonra kendi alanında ün yapmış en yetenekli öğretmenleri kazandırmıştır. Soldan sağa Joseph Albers, Hinnerk Scheper, Georg Munhe, Laszlo Moholy-Nagy, Herbert Bayer, Joost Schmidt, Walter Gropius, Marcel Breuer, Vassily Kandinsky, Paul Klee, Lyonel Feininger, Gunta Stölzi ve Oscar Schlemmer . Ayrıca fotoğradfta olmayan Johannes Itten, Hennes Meyer, Ludwig Mies van der Rohe, heykelci ve seramikçi Gerhard Marcks, mimar Adolf Meyer, H. Wittwer ve mimar ve kent tasarımcısı L. Hilbersheimer öğretmenler arasındadır.

İlerleryen Yıllar ve Nasyonel Sosyalizm;

Bauhaus, eğitimin yanısıra sergiler düzenleyerek, yayınlar yaparak, öğretmen ve öğrencilerinin yapıtlarını dışarıya satarak da etkili olmuştur. Eleştirileri üzerine çeken yöntemi, öğrencilerinin serbest yaşamı, daha da önemlisi okulun bir rastlantı sonucu sosyalist bir hükümet zamanında kurulmuş olmasının getirdiği olumsuz tepkiler, onun bir süre sonra başka bir şehre taşınmasını zorunlu kılmıştır. Bauhaus'u isteyen çeşitli şehirler arasından Dessau seçilmiş ve okul 1925'te bütün öğretmen ve öğrencileri ile bu kente taşınmıştır. Tasarımını Gropius'un yaptığı yapıda ( sağda ) da sürdürülen eğitimde de değişiklik yapılmış, J. Albers, H.Bayer, M. Breuer, H. Scheper ve J.Schmidt gibi Bauhaus'dan yetişmiş öğretmenler eğitime katılmışlardır. Böylece iki öğreticili olan eğitim, hem sanat, hem uygulama alanındayetişmiş tek öğretmen tarafından yürütülmeye başlanmıştır.

Gropius 1928'de okulun yöneticilğinden ayrılmıştır. Önerisi üzerine onun yerine, Mimarlık bölümünün başkanı olan İsviçreli H. Meyer getirilmiş, 1930'da da Ludwig Mies van der Rohe yönetici olmuştur. Nasyonel Sosyalistlerin baskısının artması üzerine Mies van der Rohe 1932'de Bauhaus'u Berlin'e taşımış, bir yıl sonra da kapatmıştır.

Çağdaş mimarlığın ve endüstri tasarımını olduğu kadar bunların eğitimini de etkilemiş en önemli okul olan Bauhaus'un kapanması, öğretisinin sonu anlamına gelmeiş, doğrulukları kanıtlanan ilkeleri, pek çok yerde mimarlık ve sanat okulları tarafından benimsenmiş, geliştirilerek uygulanmıştır.

Avrupa'da görmek istediğim müzeler arasında Dessau ve Berlin'deki Bauhaus'lar ön sıralarda gelmektedir. Bu linkten Berlin'deki, bu linkten ise Dessau'daki müzelerin çok güzel hazırlanmış sitelerine ulaşarak siz de bir ön inceleme yapabilirsiniz.

Bu link ise Bauhaus'u bizim evlerimize veya ofislerimize taşıyan bir site; lütfen tıklayın.

.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder